ك ب ر
Kur'an'da geçiş sayısı: 161

Türkçe türevleri: Kibir, kibar, tekbîr, ekâbir, tekebbür, Kübra

Kur'an'daki anlamları:

Büyük olmak, nefse ağır gelmek, çirkin ve müstehcen olmak, zoruna gitmek, büyümek, ta’zim etmek, büyük olduğuna itikadı olmak, büyük bilmek, büyültmek, çok tesirinde kalmak, büyüklenmek, kibirlenmek, cebr ve zorlama yapmak, büyüklükle muttasıf olmak, büyüklük sahibi olmak, büyüklük taslayan, cebbarlık eden, günah, kibir, yaşlılık, kocama, yaşlı, büyük, başkan, reis, lider, çok, büyük günah, zor, güç, daha büyük, en büyük, büyüklük, azamet, haşmet, saltanat, malik olma, hükmü altına alma.



Köke ait bilgiler:

كِبْر: insanın kendini beğenmesinden, başkasını küçük görmekten doğan insana mahsus bir tutum, davranıştır. Bu insanın kendini başkasından büyük görmesidir. تَكَبُّر ise, büyüklenmektir. Tekebbürün en büyüğü ise, Allah’a karşı gösterilen büyüklenmedir. Bu da hakkı kabul etmemekten ve Allah’a karşı boyun eğip bağlanmayı kendine yedirememek den kaynaklanır. Büyük ve küçük anlamına gelen كََبِير ve صَغِير sözcükleri, birbirine göre mukayese edilerek söylenen anlamları yerine göre daralıp genişleyen kelimelerdendir. Buna göre, bir şeyin yanına konulduğunda küçük, başkasının yanına konulduğunda ise, büyük diye tanımlanabilir. Bu her iki kelimenin kullanım alanları da farklıdır. Kimi zaman, cisimler gibi, bir bütünlük arz eden varlıklar için kullanılırlar. Aynı şekilde azlık, çokluk içinde kullanılabilirler. Kimi zaman ise, sayılar gibi, birbirinden ayrı varlıklar için kullanıldıkları da bilinmektedir. Bazen, tek bir varlık hakkında değişik bakış açılarından dolayı çok ve büyük sıfatları birbirinin yerinde kullanılırlar. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )

كَبِیر ifadesinden murad, "büyük günahtır ve çok yadırganır" manasıdır. Nitekim büyük günaha da "kebire" denilmiştir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb) (Bakara 217)

Kibir’, şeytanî bir anlayış ve sıfattır. Çünkü Rabbine karşı ilk defa kibirlenen Şeytan oldu. (Bakara, 34. Sâd, 74.) (Hüseyin k. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 387.)

Kebera” kökünden türeyen “ İstikbar” fiili, başına elif, sin, te harfleri gelen fiiller. Bu ayette geçen “istekbera” fiilinde olduğu gibi. Bu fiillerin çoğuna “kalple alakalı fiiller’’ denir. İstikbar, tekebbür, gibi ikisi de aynı kökten türemiş. Başına elif, tin, se harfleri gelenler var. Bir de, T harfi gelip, B harfinin şeddeli olduğu şekli var. “İstikbar” kişinin içindeki kibir gibi duyguları ifade ederken, “tekebbür” dışa vuran, yani ben dışarıda böyle, kibirli, kasıla kasıla yürüyorsam, tekebbür ediyorum anlamında olur. İçinde “ Siz de kimsiniz ki? ’’ yani “ en büyük benim” duygusunu hisseden, ama dışa vurmayana da “ istekbera “ denir. [Fatma Serap Karamollaoğlu, “Meal Şerhi 4”, You Tube (28 Ekim 2023), 00:44:58-00:45:55.]

Allah Teala’nın “Mütekebbir” sıfatı büyüklüğünün bu olumlu ve olumsuz anlamlarını barındırır. İnsanlar için kullanıldığında olumsuz olarak büyüklük taslamak; Âlemlerin Rabbine isim olarak kullanıldığında ise olumlu anlamda büyüklüğünü göstermek manasındadır. Kur’an’da on sekiz yerde aynı kökten gelen çeşitli vasıflarla büyüklüğün Allah’a mahsus olduğu anlatılır. (Fatma Bayram, En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana, s. 60.)

Kur’an’da kibir kelimesi terim anlamıyla bir âyette geçmektedir (el-Mü’min 40/56); aynı anlamda sekiz yerde değişik isim ve fiil kalıplarında tekebbür (el-A‘râf 7/13, 146; en-Nahl 16/29; el-Mü’min 40/27), kırk dokuz yerde de istikbâr kavramları yer almıştır. Yalnız bir âyette (el-Haşr 59/23) mütekebbir kelimesi Allah’ın isimleri arasında, bir âyette de (el-Câsiye 45/37) kibriyâ Allah’ın sıfatı olarak geçmektedir. Son âyette mutlak anlamda büyüklüğün Allah’a mahsus olduğu bildirilir. Âyetlerin bazısında tekebbür ve istikbar, kendisinin Âdem’den daha üstün olduğunu ileri süren İblîs’in büyüklenme duygusuna kapılarak Âdem’e secde etmesini isteyen ilâhî buyruğa karşı çıkışını anlatır.(el-Bakara 2/34; el-A‘râf 7/12-13; Sâd 38/74). Diğer âyetlerde ise aynı kavramlar inkârcıların Allah’ın âyetleri, kitabı ve dini, Peygamber ve onun tebliğleriyle müslüman topluluk karşısındaki aşağılayıcı ve reddedici tutumlarını, kendini beğenmişliklerini ifade eder. Önceki peygamberlerin tebliğ faaliyetlerinin açıklandığı âyetlerde onların da benzer tepkilerle karşılaştığı anlatılarak bu tutumun her devirdeki inkârcıların ortak tavrı olup bunun bir ahlâk hastalığı sayıldığı belirtilir. Bazı âyetlerde istikbâr, inkârcılar arasından özellikle varlıklı ve aristokrat kesimin yoksul ve zayıf çoğunluğa karşı takındığı aşağılayıcı ve baskıcı tutumu ifade etmek üzere kullanılır ve bu sosyal problemle ilgili olarak çeşitli peygamberlerin kavimlerinden örnekler verilir. (el-A‘râf 7/75-76; Sebe’ 34/31-33). (Mustafa Çağırıcı, “Kibir”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 25 : 561.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 34 وَاسْتَكْبَرَ ve kibirlendi
Bakara 45 لَكَبِيرَةٌ ağır gelir
Bakara 87 اسْتَكْبَرْتُمْ büyüklük taslayarak
Bakara 143 لَكَبِيرَةً ağır gelir
Bakara 185 وَلِتُكَبِّرُوا ve yüceltmenizi (ister)
Bakara 217 كَبِيرٌ büyük bir günahtır
Bakara 217 أَكْبَرُ daha büyük (bir günahtır)
Bakara 217 أَكْبَرُ daha büyük(bir günah)tır
Bakara 219 كَبِيرٌ büyük
Bakara 219 أَكْبَرُ daha büyüktür
Bakara 266 الْكِبَرُ ihtiyarlık
Bakara 282 كَبِيرًا çok olsun
Âl-i İmrân 40 الْكِبَرُ ihtiyarlık
Âl-i İmrân 118 أَكْبَرُ daha büyüktür
Nisâ 2 كَبِيرًا büyük
Nisâ 6 يَكْبَرُوا büyüyüp (geri alacaklar) diye
Nisâ 31 كَبَائِرَ büyük günahlardan
Nisâ 34 كَبِيرًا büyüktür
Nisâ 153 أَكْبَرَ daha büyüğünü
Nisâ 172 وَيَسْتَكْبِرْ ve büyüklük taslarsa
Nisâ 173 وَاسْتَكْبَرُوا ve büyüklük taslayanlara
Mâide 82 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslamazlar
En'âm 19 أَكْبَرُ daha büyüktür
En'âm 35 كَبُرَ ağır geldiyse
En'âm 78 أَكْبَرُ daha büyük
En'âm 93 تَسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslamanızdan
En'âm 123 أَكَابِرَ büyüklerini
A'râf 13 تَتَكَبَّرَ büyüklük taslamak
A'râf 36 وَاسْتَكْبَرُوا ve büyüklenenler
A'râf 40 وَاسْتَكْبَرُوا ve kibirlenenler
A'râf 48 تَسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslamanız
A'râf 75 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslıyorlar
A'râf 76 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan(lar)
A'râf 88 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan
A'râf 133 فَاسْتَكْبَرُوا ama yine büyüklük tasladılar
A'râf 146 يَتَكَبَّرُونَ büyüklenenleri
A'râf 206 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklenmezler
Enfâl 73 كَبِيرٌ büyük
Tevbe 3 الْأَكْبَرِ en büyük
Tevbe 72 أَكْبَرُ hepsinden büyüktür
Tevbe 121 كَبِيرَةً büyük
Yunus 61 أَكْبَرَ daha büyüğü
Yunus 71 كَبُرَ ağır
Yunus 75 فَاسْتَكْبَرُوا ancak onlar büyüklendiler
Yunus 78 الْكِبْرِيَاءُ büyüklüğün
Hûd 3 كَبِيرٍ büyük
Hûd 11 كَبِيرٌ büyük
Yusuf 31 أَكْبَرْنَهُ onu (gözlerinde) büyüttüler
Yusuf 78 كَبِيرًا büyük
Yusuf 80 كَبِيرُهُمْ büyükleri
Ra'd 9 الْكَبِيرُ büyüktür
İbrahim 21 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan(lara)
İbrahim 39 الْكِبَرِ ihtiyarlık çağımda
Hicr 54 الْكِبَرُ ihtiyarlık
Nahl 22 مُسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslarlar
Nahl 23 الْمُسْتَكْبِرِينَ büyüklük taslayanları
Nahl 29 الْمُتَكَبِّرِينَ kibirlenenlerin
Nahl 41 أَكْبَرُ daha büyüktür
Nahl 49 يَسْتَكْبِرُونَ büyük taslamazlar
İsrâ 4 كَبِيرًا kibirli
İsrâ 9 كَبِيرًا büyük
İsrâ 21 أَكْبَرُ daha büyüktür
İsrâ 21 وَأَكْبَرُ ve daha büyüktür
İsrâ 23 الْكِبَرَ ihtiyarlık çağına
İsrâ 31 كَبِيرًا büyük
İsrâ 43 كَبِيرًا çok
İsrâ 51 يَكْبُرُ büyüyen
İsrâ 60 كَبِيرًا daha da fazla
İsrâ 87 كَبِيرًا cidden büyüktür
İsrâ 111 تَكْبِيرًا tam bir yüceltme ile
İsrâ 111 وَكَبِّرْهُ ve O’nu yücelt
Kehf 5 كَبُرَتْ ne büyük (küstahça)
Kehf 49 كَبِيرَةً büyük
Meryem 8 الْكِبَرِ ihtiyarlığın
Tâ-Hâ 23 الْكُبْرَى en büyük
Tâ-Hâ 71 لَكَبِيرُكُمُ büyüğünüzdür
Enbiyâ 19 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklenmez
Enbiyâ 58 كَبِيرًا büyüğü
Enbiyâ 63 كَبِيرُهُمْ büyükleri
Enbiyâ 103 الْأَكْبَرُ en büyük
Hac 37 لِتُكَبِّرُوا anmanız için
Hac 62 الْكَبِيرُ çok büyüktür
Mü'minûn 46 فَاسْتَكْبَرُوا onlar büyüklük tasladılar
Mü'minûn 67 مُسْتَكْبِرِينَ kibirlenerek
Nûr 11 كِبْرَهُ en büyüğünü
Furkan 19 كَبِيرًا büyük
Furkan 21 اسْتَكْبَرُوا onlar büyüklük tasladılar
Furkan 21 كَبِيرًا büyük
Furkan 52 كَبِيرًا büyük
Şuarâ 49 لَكَبِيرُكُمُ büyüğünüzdür
Kasas 23 كَبِيرٌ büyük
Kasas 39 وَاسْتَكْبَرَ büyüklük tasladılar
Ankebût 39 فَاسْتَكْبَرُوا fakat onlar büyüklük tasladılar
Ankebût 45 أَكْبَرُ en büyük(ibadet)tir
Lokman 7 مُسْتَكْبِرًا büyüklük taslayarak
Lokman 30 الْكَبِيرُ ve büyük
Secde 15 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslamazlar
Secde 21 الْأَكْبَرِ büyük
Ahzâb 47 كَبِيرًا büyük
Ahzâb 67 وَكُبَرَاءَنَا ve büyüklerimize
Ahzâb 68 كَبِيرًا büyük
Sebe' 3 أَكْبَرُ büyük
Sebe' 23 الْكَبِيرُ büyüktür
Sebe' 31 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan(lara)
Sebe' 32 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan(lar)
Sebe' 33 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayan(lara)
Fâtır 7 كَبِيرٌ büyük
Fâtır 32 الْكَبِيرُ büyük
Fâtır 43 اسْتِكْبَارًا büyüklük taslama(larını)
Sâffât 35 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklük tasıyor(lar)
Sâd 74 اسْتَكْبَرَ o büyüklük tasladı
Sâd 75 أَسْتَكْبَرْتَ büyüklük mü tasladın?
Zümer 26 أَكْبَرُ daha büyüktür
Zümer 59 وَاسْتَكْبَرْتَ ve büyüklük tasladın
Zümer 60 لِلْمُتَكَبِّرِينَ kibirlenenler için
Zümer 72 الْمُتَكَبِّرِينَ kibirlenenlerin
Mü'min 10 أَكْبَرُ daha büyüktür
Mü'min 12 الْكَبِيرِ ve büyük
Mü'min 27 مُتَكَبِّرٍ kibirlilerin
Mü'min 35 كَبُرَ ne büyük
Mü'min 35 مُتَكَبِّرٍ kibirli
Mü'min 47 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayanlara
Mü'min 48 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslayanlar
Mü'min 56 كِبْرٌ büyüklük (taslamaktan)
Mü'min 57 أَكْبَرُ çok daha zordur
Mü'min 60 يَسْتَكْبِرُونَ büyüklenen(ler)
Mü'min 76 الْمُتَكَبِّرِينَ kibirlenenlerin
Fussilet 15 فَاسْتَكْبَرُوا büyüklük tasladılar
Fussilet 38 اسْتَكْبَرُوا büyüklük taslarlarsa
Şûrâ 13 كَبُرَ ağır geldi
Şûrâ 22 الْكَبِيرُ büyük
Şûrâ 37 كَبَائِرَ büyük
Zuhruf 48 أَكْبَرُ daha büyük (olandan)
Duhân 16 الْكُبْرَىٰ büyük
Câsiye 8 مُسْتَكْبِرًا büyüklük taslar
Câsiye 31 فَاسْتَكْبَرْتُمْ fakat siz büyüklük tasladınız
Câsiye 37 الْكِبْرِيَاءُ ululuk
Ahkaf 10 وَاسْتَكْبَرْتُمْ siz tenezzül etmemişseniz
Ahkaf 20 تَسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslamanızdan
Necm 18 الْكُبْرَىٰ büyük
Necm 32 كَبَائِرَ büyüklerinden
Kamer 53 وَكَبِيرٍ ve büyük
Hadid 7 كَبِيرٌ büyük
Haşr 23 الْمُتَكَبِّرُ Mütekebbir’dir (çok ulud)
Saf 3 كَبُرَ büyüktür
Münâfikûn 5 مُسْتَكْبِرُونَ büyüklük taslarlar
Mülk 9 كَبِيرٍ büyük
Mülk 12 كَبِيرٌ büyük
Kalem 33 أَكْبَرُ daha büyüktür
Nuh 7 وَاسْتَكْبَرُوا ve böbürlendiler
Nuh 7 اسْتِكْبَارًا kibirle
Nuh 22 كُبَّارًا büyük büyük
Müddessir 3 فَكَبِّرْ tekbir et
Müddessir 23 وَاسْتَكْبَرَ ve böbürlendi
Müddessir 35 الْكُبَرِ büyüklerden
İnsan 20 كَبِيرًا büyük
Nâziât 20 الْكُبْرَىٰ büyük
Nâziât 34 الْكُبْرَىٰ büyük
Bürûc 11 الْكَبِيرُ büyük
A'lâ 12 الْكُبْرَىٰ en büyük
Gâşiye 24 الْأَكْبَرَ en büyük