ن ع م
Kur'an'da geçiş sayısı: 140

Türkçe türevleri: Ni'met, in'am, Naim Cennetleri, Nâim

Kur'an'daki anlamları:

Rahat yaşayış, refah, nimetler, varlık, varlıklı mes’ud, gözü aydın, parlak, güleç, neş’eli, nimetlendirmek, refaha kavuşturmak, geçimini bolaştırmak, nimet, çok nimet, bolluk, kolay geçim, nimetlenme, büyük baş hayvan.  (Mahmud Çanga, Kur’an Kelimelerinin Anahtarı, Timaş, s. 515.)



Köke ait bilgiler:

نِعْمَة: İyi hâl/güzel hayat demektir. Nimet kelimesinin dilbilgisi açısından kuruluşu insanın جِلْسَة oturuş, رِكْبَة biniş gibi hâl, tutum, tavır vb. davranışlarını tanımlayan sıfatların formundadır. نِعْمَ ise, övgü için kullanılır. Kötüleme için kullanılan بِئْسَ sözcüğünün karşıtıdır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )

Nimet kelimesinde, yumuşaklık, rahatlık, kolaylık manaları var. En önemli nimet de “Vahiy” dir. İsrailoğullarına verilen nimet aslında bütün peygamberlere ve peygamber ümmetlerine verilen vahiy nimetidir. Ve bütün peygamberler ve onların kavimleri, bulundukları çağda verilen vahiy nimeti dolayısıyla, diğer milletlere üstünlük sağlamışlardır. İsrailoğullarına verilen nimet, Yusuf a.s dan başlayarak, efendimize kadar gönderilen birçok peygamberle devam etmiş ve pekiştirilmiştir. Bir şeyin nimet olarak değerlendirilmesi de aslında o şeyi görmekle, onun farkına varmakla ortaya çıkar. [Fatma Serap Karamollaoğlu, “Meal Şerhi 5”, You Tube (2 Kasım 2023),  00:30:57-00:32:06.]

 ‘Ni’met’ kelimesinin içerisinde, iyilik, mutluluk, ihsan, bağış, hayırlı mal ve servet, her türlü güzel durum ve manaları da bulunmaktadır.Türkçede başta ekmek olmak üzere, yiyecek, içecek ve ihtiyacı karşılayan şeylere ‘ni’met’ denildiğini hatırlayalım. Aynı kelimeden gelen ‘in’am’; ni’met verme, ni’metlendirme demektir. Kur'an'da bir sûreye adını veren ‘En’am’, kendilerinden faydalanılan deve, davar ve sığır gibi hayvanlara denmektedir. Yine aynı kökten gelen ‘naîm’, pek çok nimet anlamındadır. Cennet’te mü’minlere haddinden fazla ni’met verileceği için, oraya ‘Naîm cenneti’ adı verilmektedir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 553.)

Sözlükte masdar olarak “bolluk ve iyi hal içinde olmak”, isim olarak “maddî ve mânevî imkânlar” anlamına gelen nimet (na‘me) kelimesini İbnü’l-Cevzî “insana refah ve mutluluk sağlayan meşrû şey” (Nüzhetü’l-aʿyün, s. 597), Seyyid Şerîf el-Cürcânî “özel bir amaç veya bedel gözetilmeksizin yapılan iyilik” diye tanımlamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de nimet kavramı fiil kalıplarında on sekiz, isim olarak elli dört ve naîm (bol nimet) şeklinde on yedi âyette geçmektedir. Bir âyette fiil kalıbıyla yer alan nimet kavramı Hz. Peygamber’e izâfe edilmekte (el-Ahzâb 33/37), iki âyetin birinde, Firavun’un İsrâiloğulları’nı köle olarak çalıştırmasının kendisi tarafından nimet diye telakki edilmesi Hz. Mûsâ tarafından eleştirilirken kelime ona nisbet edilmekte (eş-Şuarâ 26/22), diğerinde de karşılıksız malî harcama yaparken rabbinin rızâsını talep etmekten başka kimsenin nezdinde şükran beklentisi olmayan iyi insan tipi tasvir edilirken kullanılmaktadır (el-Leyl 92/19). Buna göre Kur’an’da yer alan nimet kavramı üç istisna dışında seksen altı defa Allah’a izâfe edilmektedir. Nimet olarak değerlendirilen şeylerin maddî ve mânevî olmak üzere ikiye ayrılması mümkündür. Maddî nimetler dünyada varlığın devamı için gerekli olan her şeyi içerir. Mânevî nimetlere gelince Kur’an’da nimet kavramı hidayet, iman ve bunların sağladığı ebedî hayattaki mutluluk üzerine yoğunlaşmaktadır. İbnü’l-Cevzî nimet kelimesinin Kur’an’da on mânaya geldiğini, bunlardan yalnızca birinin güzel yaşama imkânları alanına girdiğini, diğerlerinin din, kitap, nübüvvet, Hz. Muhammed’in kendisi, İslâmiyet, lütuf ve ihsan, sevap ve mükâfat gibi mânalara geldiğini belirtir. Kur’an’da kendilerine nimet verildiği bildirilenlerin başında peygamberler gelir. Peygamberlerden başka kendilerine nimet verilenler sıddîklar, şehitler ve sâlihler olup Allah’a ve resulüne itaat edenlerin de bunlarla birlikte mükâfatlandırılacağı beyan edilir (en-Nisâ 4/69). (Fatma Candan Günaydın, “Nimet”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,  s. 33 : 129.)

Canlı veya cansız bütün varlıklara verilen ve varlıklarını sürdürmelerini sağlayan şeylere ‘rızık’ denir ve bu hayvan veya insan için kullanılır. Ancak ni’met kelimesi yalnızca insan için kullanılmaktadır. Çünkü yediği, kullandığı, kavuştuğu şeyin tadını almak yalnızca insana ait bir olaydır.

İnsana verilen ni’metler ya dünyalıktır ya da Ahiretliktir. Dünyada ulaşılan nimetler de iki çeşittir:

1-Allah vergisi ni’metler,

2-Çalışılarak elde edilen ni’metler.

Allah vergisi (vehbî) nimetler ya maddi olur manevi. Ruhun bedene üfürülmesi, yani can verilmesi, akıl ve zekânın işe yaraması; düşünme, konuşma, akletme, vicdan ve iç duygular, anlama ve ifade etme gibi yetenekler birer vehbî ni’mettir.Vücudumuz, vücudumuzdaki bütün organlar, bunların işe yaraması, kuvvet ve hareket yeteneği yine birer ni’mettir.

Çalışarak elde edilen ni’metlerin başında iman gelir. İlim sahibi olma, ahlâkı güzelleştirme, doğru olma, itibar sahibi olma, mal ve mülk kazanma gibi şeyler ni’met olan şeylerdir.

Ahiret ni’meti ise, Allah'ın bağışını kazanarak ni’metler yurdu Cennete kavuşmadır. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 554.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Fâtiha 7 أَنْعَمْتَ ni’met verdin
Bakara 40 نِعْمَتِيَ ni’metleri
Bakara 40 أَنْعَمْتُ ni’metlendirdim
Bakara 47 نِعْمَتِيَ ni’metimi
Bakara 47 أَنْعَمْتُ ni’metlendirdim
Bakara 122 نِعْمَتِيَ ni’meti
Bakara 122 أَنْعَمْتُ verdiğim
Bakara 150 نِعْمَتِي ni’metimi
Bakara 211 نِعْمَةَ ni’metini
Bakara 231 نِعْمَتَ ni’metini
Bakara 271 فَنِعِمَّا ne güzeldir
Âl-i İmrân 14 وَالْأَنْعَامِ davarlardan
Âl-i İmrân 103 نِعْمَتَ ni’metini
Âl-i İmrân 103 بِنِعْمَتِهِ O’un ni’metiyle
Âl-i İmrân 136 وَنِعْمَ ve ne güzeldir
Âl-i İmrân 171 بِنِعْمَةٍ ni’metini
Âl-i İmrân 173 وَنِعْمَ ve ne güzel
Âl-i İmrân 174 بِنِعْمَةٍ bir ni’metle
Nisâ 58 نِعِمَّا ne güzel
Nisâ 69 أَنْعَمَ ni’metlendirdiği
Nisâ 72 أَنْعَمَ lutfetti
Nisâ 119 الْأَنْعَامِ hayvanların
Mâide 1 الْأَنْعَامِ hayvanlar
Mâide 3 نِعْمَتِي ni’metimi
Mâide 6 نِعْمَتَهُ ni’metini
Mâide 7 نِعْمَةَ ni’metini
Mâide 11 نِعْمَتَ ni’metini
Mâide 20 نِعْمَةَ ni’metini
Mâide 23 أَنْعَمَ ni’met verdiği
Mâide 65 النَّعِيمِ ni’meti bol
Mâide 95 النَّعَمِ hayvan-
Mâide 110 نِعْمَتِي ni’metimi
En'âm 136 وَالْأَنْعَامِ ve hayvanlar(dan)
En'âm 138 أَنْعَامٌ hayvanlardır
En'âm 138 وَأَنْعَامٌ ve hayvanlar
En'âm 138 وَأَنْعَامٌ ve hayvanlar
En'âm 139 الْأَنْعَامِ hayvanların
En'âm 142 الْأَنْعَامِ hayvanlar-
A'râf 179 كَالْأَنْعَامِ hayvanlar gibidir
Enfâl 40 نِعْمَ O, ne güzel
Enfâl 40 وَنِعْمَ ve ne güzel
Enfâl 53 نِعْمَةً ni’meti
Enfâl 53 أَنْعَمَهَا onları nimetlendirdiği
Tevbe 21 نَعِيمٌ nimetler
Yunus 9 النَّعِيمِ naim
Yunus 24 وَالْأَنْعَامُ ve hayvanlar
Hûd 10 نَعْمَاءَ bir nimet
Yusuf 6 نِعْمَتَهُ ni’metini
Ra'd 24 فَنِعْمَ ne güzel
İbrahim 6 نِعْمَةَ ni’metini
İbrahim 28 نِعْمَتَ ni’metini
İbrahim 34 نِعْمَتَ ni’metini
Nahl 5 وَالْأَنْعَامَ ve hayvanları da
Nahl 18 نِعْمَةَ ni’metini
Nahl 30 وَلَنِعْمَ ve ne güzeldir
Nahl 53 نِعْمَةٍ her ni’met
Nahl 66 الْأَنْعَامِ hayvanlarda
Nahl 71 أَفَبِنِعْمَةِ ni’metini mi?
Nahl 72 وَبِنِعْمَتِ ve ni’metine
Nahl 80 الْأَنْعَامِ hayvan
Nahl 81 نِعْمَتَهُ ni’metini
Nahl 83 نِعْمَتَ ni’metini
Nahl 112 بِأَنْعُمِ ni’metlerine
Nahl 114 نِعْمَتَ ni’metine
Nahl 121 لِأَنْعُمِهِ O’nun ni’metlerine
İsrâ 83 أَنْعَمْنَا ni’met versek
Kehf 31 نِعْمَ ne güzel
Meryem 58 أَنْعَمَ ni’met verdiği
Tâ-Hâ 54 أَنْعَامَكُمْ hayvanlarınızı
Hac 28 الْأَنْعَامِ hayvanlar-
Hac 30 الْأَنْعَامُ hayvanlar
Hac 34 الْأَنْعَامِ (kurbanlık)
Hac 56 النَّعِيمِ ni’met
Hac 78 فَنِعْمَ ne güzel
Hac 78 وَنِعْمَ ve ne güzel
Mü'minûn 21 الْأَنْعَامِ hayvanlarda
Furkan 44 كَالْأَنْعَامِ hayvanlar gibidir
Furkan 49 أَنْعَامًا hayvanlardan
Şuarâ 22 نِعْمَةٌ ni’met
Şuarâ 85 النَّعِيمِ ni’met(i bol olan)
Şuarâ 133 بِأَنْعَامٍ davarlar
Neml 19 نِعْمَتَكَ ni’metine
Neml 19 أَنْعَمْتَ lutfettiğin
Kasas 17 أَنْعَمْتَ lutfettiğin ni’metler
Ankebût 58 نِعْمَ ne güzeldir
Ankebût 67 وَبِنِعْمَةِ ve ni’metine
Lokman 8 النَّعِيمِ ni’meti bol
Lokman 20 نِعَمَهُ ni’metlerini
Lokman 31 بِنِعْمَتِ ni’metiyle
Secde 27 أَنْعَامُهُمْ hayvanları da
Ahzâb 9 نِعْمَةَ ni’metini
Ahzâb 37 أَنْعَمَ ni’met verdiği
Ahzâb 37 وَأَنْعَمْتَ ve senin ni’met verdiğin
Fâtır 3 نِعْمَتَ ni’metini
Fâtır 28 وَالْأَنْعَامِ ve davarlardan
Yâsin 71 أَنْعَامًا nice hayvanlar
Sâffât 43 النَّعِيمِ Ni’met
Sâffât 57 نِعْمَةُ ni’meti
Sâffât 75 فَلَنِعْمَ ne güzel
Sâd 30 نِعْمَ ne güzel
Sâd 44 نِعْمَ ne güzel
Zümer 6 الْأَنْعَامِ davarlar-
Zümer 8 نِعْمَةً bir ni’met
Zümer 49 نِعْمَةً bir ni’met
Zümer 74 فَنِعْمَ ne güzeldir
Mü'min 79 الْأَنْعَامَ hayvanları
Fussilet 51 أَنْعَمْنَا bir ni’met verdiğimizde
Şûrâ 11 الْأَنْعَامِ hayvanlardan
Zuhruf 12 وَالْأَنْعَامِ ve hayvanlar
Zuhruf 13 نِعْمَةَ ni’metini
Zuhruf 59 أَنْعَمْنَا ni’met verdiğimiz
Duhân 27 وَنَعْمَةٍ ve ni’metler(den)
Ahkaf 15 نِعْمَتَكَ ni’metine
Ahkaf 15 أَنْعَمْتَ verdiğin
Muhammed 12 الْأَنْعَامُ hayvanların
Fetih 2 نِعْمَتَهُ ni’metini
Hucurât 8 وَنِعْمَةً ve ni’metdir
Zâriyât 48 فَنِعْمَ ne güzel
Tûr 17 وَنَعِيمٍ ve ni’metler
Tûr 29 بِنِعْمَتِ ni’meti sayesinde
Kamer 35 نِعْمَةً bir ni’met olarak
Vâkıa 12 النَّعِيمِ Ni’met
Vâkıa 89 نَعِيمٍ ni’met
Kalem 2 بِنِعْمَةِ ni’metiyle
Kalem 34 النَّعِيمِ ni’met
Kalem 49 نِعْمَةٌ bir ni’metin
Meâric 38 نَعِيمٍ ni’met
Müzzemmil 11 النَّعْمَةِ ni’met
İnsan 20 نَعِيمًا bir ni’met
Mürselât 23 فَنِعْمَ ne güzel
Nâziât 33 وَلِأَنْعَامِكُمْ ve hayvanlarınız için
Abese 32 وَلِأَنْعَامِكُمْ ve hayvanlarınız için
İnfitâr 13 نَعِيمٍ ni’metler
Mutaffifin 22 نَعِيمٍ ni’met
Mutaffifin 24 النَّعِيمِ ni’metin
Gâşiye 8 نَاعِمَةٌ ni’met içinde mutludur
Fecr 15 وَنَعَّمَهُ ve ona ni’met verse
Leyl 19 نِعْمَةٍ ni’meti
Duhâ 11 بِنِعْمَةِ ni’metini
Tekâsür 8 النَّعِيمِ ni’metler-