و ق ي
Kur'an'da geçiş sayısı: 258

Türkçe türevleri: Takva, müttakî, takiye, vikaye

Kur'an'daki anlamları: Korunmak, sakınmak, (Allah’tan korunmak, O’nun azabından korkup sakınmaktır ki, bu da Allah’ın emrettiği şeyleri yapıp, yasak kıldığı şeylerden kaçınmakla olur), korunma, sakınma, çok takva sahibi, en çok takva sahibi, takva.

Köke ait bilgiler:

Bir şeyi, onu rahatsız edecek ve ona zarar verecek şeylerden korumaya  وِقَايَة adı verilmiştir. Allah buyurur ki:

 فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُوراًۚ

Allah da onları o günün fenalığından korur, (76/İnsân 11); Yine Allah buyurur ki:

 وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ

Allah onları cehennem azabından korumuştur (44/Duhân 56).                                            

تَقْوَى     ise, insanın kendi canını korkulan şeylerden sakındırmasıdır. Gerçek anlamı budur. Bunun yanında bazen korku takva diye adlandırılır, bazen de takva, korku diye isimlendirilir. Bir şey, nasıl şartı gerektirir, şartı da onu gerektirirse, bu kullanımlarda da durum aynıdır. Şeriat terminolojisinde takva, insanın kendisini günâhlardan sakındırması anlamında kullanılmıştır. Bu da sakıncalı olan şeylerin terk edilmesi ile gerçekleşir. Gerçek anlamda tamamlanması ise, birtakım helalleri de terk etmeyi gerektirir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

“Takva” ve “ittika” kelimeleri, “ve-ka” fiilinin mastar olan “vikaye” den gelmektedir. “Ve-Ka” fiilinin “vakyen”, “vakıyeten“, “tevkıyeten” ve “ vikaen “ şeklinde değişik mastarları da vardır. Bütün bu mastarların hepsi: “bir şeyi muhafaza etmek, eziyetten korumak, himaye etmek, zarar verecek şeyden onu sakınmak, ondan çekinmek “ bir şeyi başka bir şeyle, bir tehlikeye karşı korumaya almak” manalarını taşırlar. (H. Mehmed Soysaldı, “Kur’an Semantığı Açısından Takva”, Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1, Elazığ (1996.):22)

Din ıstılahında ittika ve takva; iman edip emir ve yasaklarına uyarak, Allah’a karşı gelmekten sakınmak, dünya veya ahirete insana zarar verecek, ilahi azaba sebeb olabilecek inanç söz, fiil ve davranışlardan ve her türlü günahtan sakınmak anlamına gelir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 348.)

“Takva” mu’mini koruyan, kollayan ve tehlikelerden sakındıran bir elbisedir. Bu elbise ne kadar sağlam, güzel ve gösterişli olursa, insanı o kadar zararlı şeylerden korur. Bu hayırlı elbiseye börünen kendini her türlü kötülük ve günahtan korur, bu elbiseyle beraber kendini sağlama alır. Çünkü takva, Allah’tan korkup çekinmeyi, O’nun rizasına uygun olmayan davranış ve amellerden sakınmayı sağlar. Fücur, takva’nın zıddı olarak bu perdeyi, bu elbise yırtmak, açmak, üzerindeki koruyucu örtüyü kaldırmak demektir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 668.)

Ebu hureyreye nisbet edilen bir benzetme, “Yolda yürürken dikenler görürsen ya yolu değiştirirsin yada dikene dokunmadan geçmenin bir yolunu arar ve bulursun; işte takva da budur; hayatı Allah Teala’nın yasakladığı kötülüklere bulaşmadan yaşamaya çalışmaktır.” (Hayreddin Karaman v.dğr., Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, s. 70.)

"Müttaki" kelimesi, "takva" veya "vikaye"den gelir. İttika eden, takva sahipleri demektir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 476.)

 Müttaki ve takva dilimizde de kullanılan Arapça asıllı kelimelerdendir. Müttakiler kelimesinin lügat manası, “sakınılması gereken şeylerden sakınanlar” demektır. Buna göre takva sahibi kimselerde şu beş vasıf vardır: Gayba iman etmek, namazı doğru ve devamlı kılmak, Allah’ın verdiklerinden bir kısmını O’nun rızası için harcamak, Kur’an’a olduğu gibi diğer peygamberlere gönderilen kitaplara da inanmak ve ahiret konusunda kesin inanç sahibi olmak. Bu vasıfları kendine gerçekleştirilmiş olan mümin takva sahibidir, müttakidir. (Hayreddin Karaman v.dğr., Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir (Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007), 70.)

Müttaki kelimesi Müslüman veya Mü’min’ den daha umumi bir ifadedir. Karakteri sağlam, ahlaklı kişiler içinde muttaki tabiri kullanılabilir. Muttaki olmak yani takva sahibi olmak dikenli bir tarlada veya mayın döşenmiş bir tarlada yürür gibi, Allah’ın senin her anını gördüğünü düşünerek hayatı yaşamaktır. [ Fatma Serap Karamollaoğlu,“Meal Şerhi 1”, You Tube (6 Ekim 2023), 00:16:00 - 00:17:24.) ]

Takvâ ve kökün ittikā, takī, etkā, müttakī gibi diğer türevleri ve fiil şekilleri Kur’ân-ı Kerîm’de 285 yerde geçmektedir. Kur’an’da ve hadislerde takvâ bazan sözlük anlamında, bazan da “Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak azabından korunma” anlamında kullanılır. Genellikle peygamberler ümmetlerine, “Allah’tan sakının ve bana itaat edin” diye hitap etmiştir (eş-Şuarâ 26/108, 179). Peygambere itaat eden Allah’a da itaat etmiş olacağından (en-Nisâ 4/80) takvâ Allah’a ve resulüne itaat etme anlamını içerir. Kur’an’da takvâ sahibi müminlerden bahsedilirken Allah’ın onları cehennem azabından koruduğu anlatılır (ed-Duhân 44/56; et-Tûr 52/18; el-İnsân 76/11); bundan dolayı mümin Allah’ın kendisini cehennem azabından korumasını ister (el-Bakara 2/201; Âl-i İmrân 3/191). Allah’a “ehl-i takvâ” denmesi (el-Müddessir 74/56) koruyan ve korunulan olmasındandır. “Ateşin azabından bizi koru” duasında (el-Bakara 2/201; Âl-i İmrân 3/16, 191) veya, “Kendinizi, ailenizi ateşten koruyun” âyetinde geçen (et-Tahrîm 66/6) “koru” ve “koruyun” ifadeleri aynı kökten gelir. Takvâ kelimesi Kur’an’da on yedi yerde geçer (meselâ bk. el-Bakara 2/197; el-Mâide 5/2; el-A’râf 7/26; et-Tevbe 9/108; Tâhâ 20/132). Klasik müfessirler takvâya ve aynı kökten gelen emir kiplerine genellikle, “Allah’tan korkun” anlamını vermiştir. Söz konusu fiilin kökü korku anlamını da içermekle birlikte bu korkunç bir şeyden çekinmeyi değil seven birinin sevdiğinin gönlünü incitmekten çekinmesini, yaratanına karşı saygı ve sorumluluk duyma hassasiyetini ifade eder. Bu bağlamda takvâ karşılığı olarak önerilen “Allah bilinci, Allah’a karşı sorumluluk bilinci” ifadeleri kavramın içeriğine daha uygun görünmektedir. Takvâ ve ittikā kelimelerinin içerdiği korku Allah’a duyulan saygıdan kaynaklanır. Böyle bir duygu müminleri kötülükten ve günahtan vazgeçirir, iyiliğe ve hayra sevkeder. (Süleyman Uludağ, “Takva”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 39:484)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 2 لِلْمُتَّقِينَ müttakiler için
Bakara 21 تَتَّقُونَ korunursunuz
Bakara 24 فَاتَّقُوا o halde sakının
Bakara 41 فَاتَّقُونِ sakının
Bakara 48 وَاتَّقُوا ve sakının
Bakara 63 تَتَّقُونَ korunursunuz
Bakara 66 لِلْمُتَّقِينَ müttakiler için
Bakara 103 وَاتَّقَوْا ve sakınmış olsalardı
Bakara 123 وَاتَّقُوا sakının
Bakara 177 الْمُتَّقُونَ muttakiler
Bakara 179 تَتَّقُونَ korunursunuz
Bakara 180 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Bakara 183 تَتَّقُونَ korunursunuz
Bakara 187 يَتَّقُونَ korunup sakınırlar
Bakara 189 اتَّقَىٰ takvasıdır
Bakara 189 وَاتَّقُوا ve sakının
Bakara 194 وَاتَّقُوا korkun
Bakara 194 الْمُتَّقِينَ muttakilerle
Bakara 196 وَاتَّقُوا sakının
Bakara 197 التَّقْوَىٰ takvadır
Bakara 197 وَاتَّقُونِ ve benden sakının
Bakara 201 وَقِنَا ve bizi koru
Bakara 203 اتَّقَىٰ sakınan
Bakara 203 وَاتَّقُوا korkun
Bakara 206 اتَّقِ kork
Bakara 212 اتَّقَوْا takva sahipleri
Bakara 223 وَاتَّقُوا ve sakının
Bakara 224 وَتَتَّقُوا ve sakınmanıza
Bakara 231 وَاتَّقُوا ve korkun
Bakara 233 وَاتَّقُوا ve korkun
Bakara 237 لِلتَّقْوَىٰ takvaya
Bakara 241 الْمُتَّقِينَ müttakiler
Bakara 278 اتَّقُوا korkun
Bakara 281 وَاتَّقُوا sakının
Bakara 282 وَلْيَتَّقِ korksun
Bakara 282 وَاتَّقُوا korkun
Bakara 283 وَلْيَتَّقِ ve korksun
Âl-i İmrân 15 اتَّقَوْا korunanlar için vardır
Âl-i İmrân 16 وَقِنَا ve bizi koru
Âl-i İmrân 28 تَتَّقُوا korunmanız
Âl-i İmrân 28 تُقَاةً (gelebilecek) tehlikeden
Âl-i İmrân 50 فَاتَّقُوا o halde korkun
Âl-i İmrân 76 وَاتَّقَىٰ ve (günahtan) korunursa
Âl-i İmrân 76 الْمُتَّقِينَ korunanları
Âl-i İmrân 102 اتَّقُوا korkun
Âl-i İmrân 102 تُقَاتِهِ O’na yaraşır biçimde
Âl-i İmrân 115 بِالْمُتَّقِينَ (günahlardan) korunanları
Âl-i İmrân 120 وَتَتَّقُوا ve korunursanız
Âl-i İmrân 123 فَاتَّقُوا O halde korkun
Âl-i İmrân 125 وَتَتَّقُوا ve korunursanız
Âl-i İmrân 130 وَاتَّقُوا ve korkun
Âl-i İmrân 131 وَاتَّقُوا ve sakının
Âl-i İmrân 133 لِلْمُتَّقِينَ korunanlar için
Âl-i İmrân 138 لِلْمُتَّقِينَ korunanlara
Âl-i İmrân 172 وَاتَّقَوْا ve korunanlar için
Âl-i İmrân 179 وَتَتَّقُوا ve korunursanız
Âl-i İmrân 186 وَتَتَّقُوا ve korunursanız
Âl-i İmrân 191 فَقِنَا bizi koru
Âl-i İmrân 198 اتَّقَوْا korkan(lara)
Âl-i İmrân 200 وَاتَّقُوا ve korkun
Nisâ 1 اتَّقُوا korkun
Nisâ 1 وَاتَّقُوا ve sakının
Nisâ 9 فَلْيَتَّقُوا korksunlar
Nisâ 77 اتَّقَىٰ korunan
Nisâ 128 وَتَتَّقُوا ve sakınırsanız
Nisâ 129 وَتَتَّقُوا sakınırsanız
Nisâ 131 اتَّقُوا korkun
Mâide 2 وَالتَّقْوَىٰ ve takva
Mâide 2 وَاتَّقُوا ve korkun
Mâide 4 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 7 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 8 لِلتَّقْوَىٰ takvaya
Mâide 8 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 11 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 27 الْمُتَّقِينَ korunanlardan
Mâide 35 اتَّقُوا korkun
Mâide 46 لِلْمُتَّقِينَ korunanlar için
Mâide 57 وَاتَّقُوا ve korkun
Mâide 65 وَاتَّقَوْا ve korunsalardı
Mâide 88 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 93 اتَّقَوْا korundukları
Mâide 93 اتَّقَوْا korundukları
Mâide 93 اتَّقَوْا korundukları
Mâide 96 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 100 فَاتَّقُوا o halde korkun
Mâide 108 وَاتَّقُوا korkun
Mâide 112 اتَّقُوا korkun
En'âm 32 يَتَّقُونَ korunan(lar)
En'âm 51 يَتَّقُونَ korunurlar
En'âm 69 يَتَّقُونَ korunanlar
En'âm 69 يَتَّقُونَ korunurlar diye
En'âm 72 وَاتَّقُوهُ ve O’ndan korkun
En'âm 153 تَتَّقُونَ korunursunuz
En'âm 155 وَاتَّقُوا ve korunun
A'râf 26 التَّقْوَىٰ takva
A'râf 35 اتَّقَىٰ korunan
A'râf 63 وَلِتَتَّقُوا ve korunmanız için
A'râf 65 تَتَّقُونَ sakınmaz mısınız?
A'râf 96 وَاتَّقَوْا ve korunsalardı
A'râf 128 لِلْمُتَّقِينَ korunanlarındır
A'râf 156 يَتَّقُونَ korunanlara
A'râf 164 يَتَّقُونَ korunurlar (diye)
A'râf 169 يَتَّقُونَ korunanlar için
A'râf 171 تَتَّقُونَ korunursunuz
A'râf 201 اتَّقَوْا (Allah’tan) korkanlar
Enfâl 1 فَاتَّقُوا korkun
Enfâl 25 وَاتَّقُوا sakının
Enfâl 29 تَتَّقُوا korkarsanız
Enfâl 34 الْمُتَّقُونَ korunanlardır
Enfâl 56 يَتَّقُونَ çekinmeden
Enfâl 69 وَاتَّقُوا ve korkun
Tevbe 4 الْمُتَّقِينَ korunanları
Tevbe 7 الْمُتَّقِينَ korunanları
Tevbe 36 الْمُتَّقِينَ korunanlarla
Tevbe 44 بِالْمُتَّقِينَ korunanları
Tevbe 108 التَّقْوَىٰ takva
Tevbe 109 تَقْوَىٰ korku
Tevbe 115 يَتَّقُونَ sakınacakları
Tevbe 119 اتَّقُوا korkun
Tevbe 123 الْمُتَّقِينَ korunanlarla
Yunus 6 يَتَّقُونَ sakınan
Yunus 31 تَتَّقُونَ sakınmıyor musunuz?
Yunus 63 يَتَّقُونَ sakınanlar
Hûd 49 لِلْمُتَّقِينَ takva sahiplerinindir
Hûd 78 فَاتَّقُوا korkun
Yusuf 57 يَتَّقُونَ korunanlar
Yusuf 90 يَتَّقِ korkarsa
Yusuf 109 اتَّقَوْا korunanlar için
Ra'd 34 وَاقٍ koruyacak (kimse)
Ra'd 35 الْمُتَّقُونَ korunanlara
Ra'd 35 اتَّقَوْا korunan(ların)
Ra'd 37 وَاقٍ bir koruyucu
Hicr 45 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Hicr 69 وَاتَّقُوا ve korkun
Nahl 2 فَاتَّقُونِ benden korkun
Nahl 30 الْمُتَّقِينَ korunanların
Nahl 30 اتَّقَوْا korunan(lara)
Nahl 31 الْمُتَّقِينَ korunanları
Nahl 52 تَتَّقُونَ korkuyorsunuz
Nahl 81 تَقِيكُمُ sizi koruyan
Nahl 81 تَقِيكُمْ sizi koruyan
Nahl 128 اتَّقَوْا korunan(larla)
Meryem 13 تَقِيًّا sakınan (bir kimse)
Meryem 18 تَقِيًّا korkuyor
Meryem 63 تَقِيًّا korunanlara
Meryem 72 اتَّقَوْا muttakileri (sakınanları)
Meryem 85 الْمُتَّقِينَ muttakileri (sakınanları)
Meryem 97 الْمُتَّقِينَ muttakileri (sakınanları)
Tâ-Hâ 113 يَتَّقُونَ korunurlar
Tâ-Hâ 132 لِلتَّقْوَىٰ takva(sahipleri)nindir
Enbiyâ 48 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için
Hac 1 اتَّقُوا korkun
Hac 32 تَقْوَى takvası-
Hac 37 التَّقْوَىٰ takvanız
Mü'minûn 23 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Mü'minûn 32 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Mü'minûn 52 فَاتَّقُونِ benden korkun
Mü'minûn 87 تَتَّقُونَ korkmuyor musunuz?
Nûr 34 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için
Nûr 52 وَيَتَّقْهِ ve sakınırsa
Furkan 15 الْمُتَّقُونَ muttakilere
Furkan 74 لِلْمُتَّقِينَ muttakilere
Şuarâ 11 يَتَّقُونَ onlar korunmayacaklar mı?
Şuarâ 90 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için
Şuarâ 106 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Şuarâ 108 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 110 فَاتَّقُوا öyle ise korkun
Şuarâ 124 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Şuarâ 126 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 131 فَاتَّقُوا o halde korkun
Şuarâ 132 وَاتَّقُوا ve korkun
Şuarâ 142 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Şuarâ 144 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 150 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 161 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Şuarâ 163 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 177 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Şuarâ 179 فَاتَّقُوا korkun
Şuarâ 184 وَاتَّقُوا ve korkun
Neml 53 يَتَّقُونَ korunanları
Kasas 83 لِلْمُتَّقِينَ sakınanlarındır
Ankebût 16 وَاتَّقُوهُ ve O’ndan korkun
Rûm 31 وَاتَّقُوهُ ve O’ndan korkun
Lokman 33 اتَّقُوا korkun
Ahzâb 1 اتَّقِ kork
Ahzâb 32 اتَّقَيْتُنَّ (Allah’tan) sakınıyorsanız
Ahzâb 37 وَاتَّقِ ve kork
Ahzâb 55 وَاتَّقِينَ ve korkun
Ahzâb 70 اتَّقُوا korkun
Yâsin 45 اتَّقُوا sakının
Sâffât 124 تَتَّقُونَ korunmaz mısınız?
Sâd 28 الْمُتَّقِينَ muttakileri
Sâd 49 لِلْمُتَّقِينَ korunanlar için vardır
Zümer 10 اتَّقُوا korkun
Zümer 16 فَاتَّقُونِ benden korkun
Zümer 20 اتَّقَوْا korkarlar
Zümer 24 يَتَّقِي korunmağa çalışan
Zümer 28 يَتَّقُونَ sakınırlar
Zümer 33 الْمُتَّقُونَ korunanlar
Zümer 57 الْمُتَّقِينَ muttakiler-
Zümer 61 اتَّقَوْا korunanları
Zümer 73 اتَّقَوْا korunan(lar)
Mü'min 7 وَقِهِمْ ve onları koru
Mü'min 9 وَقِهِمُ ve onları koru
Mü'min 9 تَقِ sen korursan
Mü'min 21 وَاقٍ koruyan
Mü'min 45 فَوَقَاهُ onu korudu
Fussilet 18 يَتَّقُونَ korunanları
Zuhruf 35 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler içindir
Zuhruf 63 فَاتَّقُوا o halde korkun
Zuhruf 67 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Duhân 51 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Duhân 56 وَوَقَاهُمْ ve onları korur
Câsiye 19 الْمُتَّقِينَ muttakilerin
Muhammed 15 الْمُتَّقُونَ muttakilere
Muhammed 17 تَقْوَاهُمْ korunmalarını
Muhammed 36 وَتَتَّقُوا ve korunursanız
Fetih 26 التَّقْوَىٰ takva
Hucurât 1 وَاتَّقُوا ve korkun
Hucurât 3 لِلتَّقْوَىٰ takva için
Hucurât 10 وَاتَّقُوا ve korkun
Hucurât 12 وَاتَّقُوا o halde korkun
Hucurât 13 أَتْقَاكُمْ en çok korunanınızdır
Kaf 31 لِلْمُتَّقِينَ korunanlara
Zâriyât 15 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Tûr 17 الْمُتَّقِينَ korunanlar
Tûr 18 وَوَقَاهُمْ ve onları korumuştur
Tûr 27 وَوَقَانَا ve bizi korudu
Necm 32 اتَّقَىٰ korunan
Kamer 54 الْمُتَّقِينَ muttakiler
Hadid 28 اتَّقُوا korkun
Mücâdele 9 وَالتَّقْوَىٰ ve takva
Mücâdele 9 وَاتَّقُوا ve korkun
Haşr 7 وَاتَّقُوا ve korkun
Haşr 9 يُوقَ korunursa
Haşr 18 اتَّقُوا korkun
Haşr 18 وَاتَّقُوا ve korkun
Mümtehine 11 وَاتَّقُوا ve sakının
Teğabün 16 يُوقَ korunursa
Teğabün 16 فَاتَّقُوا öyle ise korkun
Talâk 1 وَاتَّقُوا ve korkun
Talâk 2 يَتَّقِ sakınırsa
Talâk 4 يَتَّقِ korkarsa
Talâk 5 يَتَّقِ korkarsa
Talâk 10 فَاتَّقُوا o halde korkun
Tahrim 6 قُوا koruyun
Kalem 34 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için vardır
Hâkka 48 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için
Nuh 3 وَاتَّقُوهُ ve O’ndan korkun
Müzzemmil 17 تَتَّقُونَ kendinizi kurtaracaksınız
Müddessir 56 التَّقْوَىٰ takva
İnsan 11 فَوَقَاهُمُ onları korumuştur
Mürselât 41 الْمُتَّقِينَ muttakiler ise
Nebe' 31 لِلْمُتَّقِينَ muttakiler için vardır
Şems 8 وَتَقْوَاهَا ve korunmasını
Leyl 5 وَاتَّقَىٰ korunursa
Leyl 17 الْأَتْقَى en muttaki olan
Alak 12 بِالتَّقْوَىٰ korunmayı