Toplamak, bir grup halk, cemaat , cem’ olma, hepsi, hepsini, tümü, tümünü, beraberce, bütününe, hep beraber, topluca, kıyamet günü
ﺟْﻤﻊ kelimesi, Bir şeyin bazısını bazısına yaklaştırarak onları birleştirmektir. َﺟَﻤَﻌُﺖ َﻓﺎْﺟَﺘَﻤَﻊ topladım; toplandı denir. Allah buyurur ki:
وَﺟُﻤِﻊَ اﻟ ﱠﺸﻤْﺲُ وَاﻟْﻘَﻤَﺮُ
Güneş ile Ay biraraya getirildiği zaman, (75/Kıyamet 9)
وَﺟَﻤَﻊَ ﻓَﺄَوْﻋَﻰ
Toplayıp biriktiren (70/Mearic 18);
اﻟﱠﺬِي ﺟَﻤَﻊَ ﻣَﺎﻻً وَﻋَ ﱠﺪدَهُ
Malı toplayıp onu teker teker sayana (104/Hümeze 2);
ﯾَﺠْﻤَﻊُ ﺑَﯿْﻨَﻨَﺎ رَﺑﱡﻨَﺎ ﺛُ ﱠﻢ ﯾَﻔْﺘَﺢُ ﺑَﯿْﻨَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَ ﱢﻖ
Rabbimiz bizi bir araya getirecek, sonra aramızdaki uyuşmazlıkları hak uyarınca çözecektir (34/Sebe’ 26) (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
‘Cemaat’ kelimesinin aslı, toplamak, bir araya getirmek anlamındaki cem’ fiilidir.
‘Cemaat’, sözlükte, insan topluluğu, bir araya gelen insan grubu demektir. Geniş anlamıyla cemaat; bir fikir ve inanç etrafında bir araya toplanan insan topluluğuna verilen addır.
Cemaat, şuurlu bir birlikteliktir. Kuru kalabalık, yani kitle (cemadât) değildir. İslam cemaatinin en küçük örneği, müslümanların namazda bir araya gelmeleridir.
Namaz cemaati, İslâm cemaatini oluşturmada çarpıcı bir örnektir.
İslâm cemaat dinidir. İslâmın ilke ve prensipleri en güzel şekilde cemaatle beraber yerine getirilir.
İslam, müslümanların şuurlu cemaatler olmasını emretmiştir. Peygamberimiz Medine'de bu örnek cemaati kurmuş ve nasıl olacağını göstermiştir. Böyle bir cemaat mü’min için koruyucu bir elbise, mü’minler için bir kale gibidir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 108 - 110.)
Cem kökünden türeyen Câmî sözlükte “toplayan, bir araya getiren, buluşturup birleştiren” anlamlarına gelir. Birbirinden farklı unsurları bir araya getirerek varlıkları yaratan Yüce Rabbimiz günü gelince dağılıp gidecek olan insan bedenini ahirette bir araya getirmek suretiyle yeniden canlandırarak hesaba çekecek, aralarındaki davaları çözmek için bir araya getirecek ve sonunda da iyileri cennette, kötüleri de cehennemde cem edecektir.
Yüce Allah’ın Câmî ismi dağınıklık, parçalanmışlık ve düzensizliğin zıddıdır. Bir amaç etrafında buluşturan, koruyan, kaosa müsaade etmeyen demektir. Kur’an’ı Kerim’de yirmiyi aşkın ayette yer alan cem kavramı daha çok Rabbimizin kıyamet günündeki cem fiilini ifade etmektedir (Al-İmran 3/9, En’âm 6/22, Yunus 10/28, Kehf 18/99, Yasin 36/53). (Fatma Bayram, En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana, s. 301/302.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
جَمِيعًا | hepiniz |
|
|
جَمِيعًا | bir araya |
|
|
أَجْمَعِينَ | tüm |
|
|
جَمِيعًا | bütünüyle |
|
|
جَامِعُ | toplayacaksın |
|
|
جَمَعْنَاهُمْ | topladığımız |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsinin |
|
|
جَمِيعًا | topluca |
|
|
الْجَمْعَانِ | iki topluluğun |
|
|
يَجْمَعُونَ | onların topladıkları |
|
|
الْجَمْعَانِ | iki topluluğun |
|
|
جَمَعُوا | (ordu) toplamışlar |
|
|
تَجْمَعُوا | ve almanız |
|
|
جَمِيعًا | hep birlikte |
|
|
لَيَجْمَعَنَّكُمْ | sizi bir araya toplayacaktır |
|
|
جَمِيعًا | tamamen |
|
|
جَامِعُ | bütün |
|
|
جَمِيعًا | toplayacaktır |
|
|
جَمِيعًا | onların hepsini |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | hepsi |
|
|
جَمِيعًا | hepinizin |
|
|
جَمِيعًا | hepinizin |
|
|
يَجْمَعُ | toplayacağı |
|
|
لَيَجْمَعَنَّكُمْ | sizi elbette toplayacaktır |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
لَجَمَعَهُمْ | elbette onları toplardı |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepinizi |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepinizle |
|
|
جَمِيعًا | hepsi toplandığı |
|
|
جَمْعُكُمْ | topluluğunuzun |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepinizi |
|
|
جَمِيعًا | hepinize |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
الْجَمْعَانِ | o iki topluluğun |
|
|
جَمِيعًا | herşeyi |
|
|
جَمِيعًا | hepinizin |
|
|
جَمِيعًا | tümünü |
|
|
يَجْمَعُونَ | biriktirdikleri |
|
|
جَمِيعًا | tamamen |
|
|
فَأَجْمِعُوا | siz de toplanın |
|
|
جَمِيعًا | topluca |
|
|
جَمِيعًا | hep birlikte |
|
|
مَجْمُوعٌ | toplanacağı |
|
|
أَجْمَعِينَ | tamamen |
|
|
وَأَجْمَعُوا | ve karar verdiler |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
أَجْمَعِينَ | bütün |
|
|
أَجْمَعُوا | toplandıkları |
|
|
جَمِيعًا | hepsi |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | hepiniz |
|
|
جَمِيعًا | hepsi |
|
|
أَجْمَعُونَ | topluca |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsinin |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsine |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepinizi |
|
|
اجْتَمَعَتِ | toplansalar |
|
|
جَمِيعًا | toptan |
|
|
مَجْمَعَ | birleştiği yere |
|
|
مَجْمَعَ | birleştiği yere |
|
|
فَجَمَعْنَاهُمْ | ve onları toplarız |
|
|
جَمْعًا | hepsini |
|
|
فَجَمَعَ | ve topladı |
|
|
فَأَجْمِعُوا | siz toplayın |
|
|
جَمِيعًا | hepiniz |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
اجْتَمَعُوا | bir araya toplansalar |
|
|
جَمِيعًا | topluca |
|
|
جَمِيعًا | toplu olarak |
|
|
جَامِعٍ | toplumsal |
|
|
فَجُمِعَ | ve bir araya getirildi |
|
|
مُجْتَمِعُونَ | toplanıyor |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepinizi |
|
|
لَجَمِيعٌ | bir cemaatiz |
|
|
الْجَمْعَانِ | iki topluluk |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
أَجْمَعُونَ | bütün |
|
|
أَجْمَعِينَ | tamamen |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
جَمْعًا | cemaati bulunan |
|
|
أَجْمَعِينَ | tamamen |
|
|
يَجْمَعُ | toplayacak |
|
|
جَمِيعًا | onların hepsini |
|
|
جَمِيعًا | tamamen |
|
|
جَمِيعٌ | toplandığı |
|
|
جَمِيعٌ | hepsi |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
أَجْمَعُونَ | tüm olarak |
|
|
أَجْمَعِينَ | tümünü |
|
|
أَجْمَعِينَ | tümüyle |
|
|
جَمِيعًا | tamamen |
|
|
جَمِيعًا | tümü |
|
|
جَمِيعًا | bütün |
|
|
جَمِيعًا | tamamen |
|
|
الْجَمْعِ | toplanma |
|
|
يَجْمَعُ | bulur (bir araya toplar) |
|
|
جَمْعِهِمْ | onları toplamağa |
|
|
يَجْمَعُونَ | onların toplayıp yığdıkları |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsini |
|
|
أَجْمَعِينَ | hepsinin |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
يَجْمَعُكُمْ | sizi toplayıp getirecektir |
|
|
جَمِيعٌ | bir topluluğuz |
|
|
الْجَمْعُ | o topluluk |
|
|
لَمَجْمُوعُونَ | mutlaka toplanacaklardır |
|
|
جَمِيعًا | onların hepsini |
|
|
جَمِيعًا | onların hepsini |
|
|
جَمِيعًا | toplu olarak |
|
|
جَمِيعًا | toplu |
|
|
الْجُمُعَةِ | Cuma |
|
|
يَجْمَعُكُمْ | sizi topladığı |
|
|
الْجَمْعِ | toplanma |
|
|
جَمِيعًا | hepsini |
|
|
وَجَمَعَ | toplayıp |
|
|
نَجْمَعَ | bir araya toplamayacağımızı- |
|
|
وَجُمِعَ | ve bir araya toplandığı |
|
|
جَمْعَهُ | onu toplamak |
|
|
جَمَعْنَاكُمْ | sizi bir araya topladık |
|
|
جَمْعًا | bir topluluğa |
|
|
جَمَعَ | yığdı |