ج م ع
Kur'an'da geçiş sayısı: 129

Türkçe türevleri: Cem, cemaat, cemiyet, câmi, Cuma, icma, cima, mecmua, içtima, câmia

Kur'an'daki anlamları:

Toplamak, bir grup halk, cemaat , cem’ olma, hepsi, hepsini, tümü, tümünü, beraberce, bütününe, hep beraber, topluca, kıyamet günü



Köke ait bilgiler:

ﺟْﻤﻊ kelimesi, Bir şeyin bazısını bazısına yaklaştırarak onları birleştirmektir. َﺟَﻤَﻌُﺖ َﻓﺎْﺟَﺘَﻤَﻊ topladım; toplandı denir. Allah buyurur ki:

وَﺟُﻤِﻊَ اﻟ ﱠﺸﻤْﺲُ وَاﻟْﻘَﻤَﺮُ

 

Güneş ile Ay biraraya getirildiği zaman, (75/Kıyamet 9)

 

وَﺟَﻤَﻊَ ﻓَﺄَوْﻋَﻰ

 

Toplayıp biriktiren (70/Mearic 18);

اﻟﱠﺬِي ﺟَﻤَﻊَ ﻣَﺎﻻً وَﻋَ ﱠﺪدَهُ

 

Malı toplayıp onu teker teker sayana (104/Hümeze 2);

 

ﯾَﺠْﻤَﻊُ ﺑَﯿْﻨَﻨَﺎ رَﺑﱡﻨَﺎ ﺛُ ﱠﻢ ﯾَﻔْﺘَﺢُ ﺑَﯿْﻨَﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَ ﱢﻖ

 

Rabbimiz bizi bir araya getirecek, sonra aramızdaki uyuşmazlıkları hak uyarınca çözecektir (34/Sebe’ 26) (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

 

Cemaat’ kelimesinin aslı, toplamak, bir araya getirmek anlamındaki cem’ fiilidir.

 

Cemaat’, sözlükte, insan topluluğu, bir araya gelen insan grubu demektir. Geniş anlamıyla cemaat; bir fikir ve inanç etrafında bir araya toplanan insan topluluğuna verilen addır.

Cemaat, şuurlu bir birlikteliktir. Kuru kalabalık, yani kitle (cemadât) değildir. İslam cemaatinin en küçük örneği, müslümanların namazda bir araya gelmeleridir.

Namaz cemaati, İslâm cemaatini oluşturmada çarpıcı bir örnektir.

 

İslâm cemaat dinidir. İslâmın ilke ve prensipleri en güzel şekilde cemaatle beraber yerine getirilir.

İslam, müslümanların şuurlu cemaatler olmasını emretmiştir. Peygamberimiz Medine'de bu örnek cemaati kurmuş ve nasıl olacağını göstermiştir. Böyle bir cemaat mü’min için koruyucu bir elbise, mü’minler için bir kale gibidir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 108 - 110.)

Cem kökünden türeyen Câmî sözlükte “toplayan, bir araya getiren, buluşturup birleştiren” anlamlarına gelir. Birbirinden farklı unsurları bir araya getirerek varlıkları yaratan Yüce Rabbimiz günü gelince dağılıp gidecek olan insan bedenini ahirette bir araya getirmek suretiyle yeniden canlandırarak hesaba çekecek, aralarındaki davaları çözmek için bir araya getirecek ve sonunda da iyileri cennette, kötüleri de cehennemde cem edecektir.

Yüce Allah’ın Câmî ismi dağınıklık, parçalanmışlık ve düzensizliğin zıddıdır. Bir amaç etrafında buluşturan, koruyan, kaosa müsaade etmeyen demektir. Kur’an’ı Kerim’de yirmiyi aşkın ayette yer alan cem kavramı daha çok Rabbimizin kıyamet günündeki cem fiilini ifade etmektedir (Al-İmran 3/9, En’âm 6/22, Yunus 10/28, Kehf 18/99, Yasin 36/53). (Fatma Bayram, En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana, s. 301/302.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 29 جَمِيعًا hepsini
Bakara 38 جَمِيعًا hepiniz
Bakara 148 جَمِيعًا bir araya
Bakara 161 أَجْمَعِينَ tüm
Bakara 165 جَمِيعًا bütünüyle
Âl-i İmrân 9 جَامِعُ toplayacaksın
Âl-i İmrân 25 جَمَعْنَاهُمْ topladığımız
Âl-i İmrân 87 أَجْمَعِينَ hepsinin
Âl-i İmrân 103 جَمِيعًا topluca
Âl-i İmrân 155 الْجَمْعَانِ iki topluluğun
Âl-i İmrân 157 يَجْمَعُونَ onların topladıkları
Âl-i İmrân 166 الْجَمْعَانِ iki topluluğun
Âl-i İmrân 173 جَمَعُوا (ordu) toplamışlar
Nisâ 23 تَجْمَعُوا ve almanız
Nisâ 71 جَمِيعًا hep birlikte
Nisâ 87 لَيَجْمَعَنَّكُمْ sizi bir araya toplayacaktır
Nisâ 139 جَمِيعًا tamamen
Nisâ 140 جَامِعُ bütün
Nisâ 140 جَمِيعًا toplayacaktır
Nisâ 172 جَمِيعًا onların hepsini
Mâide 17 جَمِيعًا hepsini
Mâide 32 جَمِيعًا bütün
Mâide 32 جَمِيعًا bütün
Mâide 36 جَمِيعًا hepsi
Mâide 48 جَمِيعًا hepinizin
Mâide 105 جَمِيعًا hepinizin
Mâide 109 يَجْمَعُ toplayacağı
En'âm 12 لَيَجْمَعَنَّكُمْ sizi elbette toplayacaktır
En'âm 22 جَمِيعًا hepsini
En'âm 35 لَجَمَعَهُمْ elbette onları toplardı
En'âm 128 جَمِيعًا hepsini
En'âm 149 أَجْمَعِينَ hepinizi
A'râf 18 أَجْمَعِينَ hepinizle
A'râf 38 جَمِيعًا hepsi toplandığı
A'râf 48 جَمْعُكُمْ topluluğunuzun
A'râf 124 أَجْمَعِينَ hepinizi
A'râf 158 جَمِيعًا hepinize
Enfâl 37 جَمِيعًا hepsini
Enfâl 41 الْجَمْعَانِ o iki topluluğun
Enfâl 63 جَمِيعًا herşeyi
Yunus 4 جَمِيعًا hepinizin
Yunus 28 جَمِيعًا tümünü
Yunus 58 يَجْمَعُونَ biriktirdikleri
Yunus 65 جَمِيعًا tamamen
Yunus 71 فَأَجْمِعُوا siz de toplanın
Yunus 99 جَمِيعًا topluca
Hûd 55 جَمِيعًا hep birlikte
Hûd 103 مَجْمُوعٌ toplanacağı
Hûd 119 أَجْمَعِينَ tamamen
Yusuf 15 وَأَجْمَعُوا ve karar verdiler
Yusuf 83 جَمِيعًا hepsini
Yusuf 93 أَجْمَعِينَ bütün
Yusuf 102 أَجْمَعُوا toplandıkları
Ra'd 18 جَمِيعًا hepsi
Ra'd 31 جَمِيعًا bütün
Ra'd 31 جَمِيعًا bütün
Ra'd 42 جَمِيعًا bütün
İbrahim 8 جَمِيعًا hepiniz
İbrahim 21 جَمِيعًا hepsi
Hicr 30 أَجْمَعُونَ topluca
Hicr 39 أَجْمَعِينَ hepsini
Hicr 43 أَجْمَعِينَ hepsinin
Hicr 59 أَجْمَعِينَ hepsini
Hicr 92 أَجْمَعِينَ hepsine
Nahl 9 أَجْمَعِينَ hepinizi
İsrâ 88 اجْتَمَعَتِ toplansalar
İsrâ 103 جَمِيعًا toptan
Kehf 60 مَجْمَعَ birleştiği yere
Kehf 61 مَجْمَعَ birleştiği yere
Kehf 99 فَجَمَعْنَاهُمْ ve onları toplarız
Kehf 99 جَمْعًا hepsini
Tâ-Hâ 60 فَجَمَعَ ve topladı
Tâ-Hâ 64 فَأَجْمِعُوا siz toplayın
Tâ-Hâ 123 جَمِيعًا hepiniz
Enbiyâ 77 أَجْمَعِينَ hepsini
Hac 73 اجْتَمَعُوا bir araya toplansalar
Nûr 31 جَمِيعًا topluca
Nûr 61 جَمِيعًا toplu olarak
Nûr 62 جَامِعٍ toplumsal
Şuarâ 38 فَجُمِعَ ve bir araya getirildi
Şuarâ 39 مُجْتَمِعُونَ toplanıyor
Şuarâ 49 أَجْمَعِينَ hepinizi
Şuarâ 56 لَجَمِيعٌ bir cemaatiz
Şuarâ 61 الْجَمْعَانِ iki topluluk
Şuarâ 65 أَجْمَعِينَ hepsini
Şuarâ 95 أَجْمَعُونَ bütün
Şuarâ 170 أَجْمَعِينَ tamamen
Neml 51 أَجْمَعِينَ hepsini
Kasas 78 جَمْعًا cemaati bulunan
Secde 13 أَجْمَعِينَ tamamen
Sebe' 26 يَجْمَعُ toplayacak
Sebe' 40 جَمِيعًا onların hepsini
Fâtır 10 جَمِيعًا tamamen
Yâsin 32 جَمِيعٌ toplandığı
Yâsin 53 جَمِيعٌ hepsi
Sâffât 134 أَجْمَعِينَ hepsini
Sâd 73 أَجْمَعُونَ tüm olarak
Sâd 82 أَجْمَعِينَ tümünü
Sâd 85 أَجْمَعِينَ tümüyle
Zümer 44 جَمِيعًا tamamen
Zümer 47 جَمِيعًا tümü
Zümer 53 جَمِيعًا bütün
Zümer 67 جَمِيعًا tamamen
Şûrâ 7 الْجَمْعِ toplanma
Şûrâ 15 يَجْمَعُ bulur (bir araya toplar)
Şûrâ 29 جَمْعِهِمْ onları toplamağa
Zuhruf 32 يَجْمَعُونَ onların toplayıp yığdıkları
Zuhruf 55 أَجْمَعِينَ hepsini
Duhân 40 أَجْمَعِينَ hepsinin
Câsiye 13 جَمِيعًا hepsini
Câsiye 26 يَجْمَعُكُمْ sizi toplayıp getirecektir
Kamer 44 جَمِيعٌ bir topluluğuz
Kamer 45 الْجَمْعُ o topluluk
Vâkıa 50 لَمَجْمُوعُونَ mutlaka toplanacaklardır
Mücâdele 6 جَمِيعًا onların hepsini
Mücâdele 18 جَمِيعًا onların hepsini
Haşr 14 جَمِيعًا toplu olarak
Haşr 14 جَمِيعًا toplu
Cum'a 9 الْجُمُعَةِ Cuma
Teğabün 9 يَجْمَعُكُمْ sizi topladığı
Teğabün 9 الْجَمْعِ toplanma
Meâric 14 جَمِيعًا hepsini
Meâric 18 وَجَمَعَ toplayıp
Kıyamet 3 نَجْمَعَ bir araya toplamayacağımızı-
Kıyamet 9 وَجُمِعَ ve bir araya toplandığı
Kıyamet 17 جَمْعَهُ onu toplamak
Mürselât 38 جَمَعْنَاكُمْ sizi bir araya topladık
Âdiyât 5 جَمْعًا bir topluluğa
Hümeze 2 جَمَعَ yığdı