Temiz olmak, hoşa gitmek, lezzet vermek, lezzetli olmak, helal olmak, razı olmak, hoşnud olmak, temiz, lezzetli, helal, hoş, bakımlı, helal olanlar, namuslu kadınlar, zevkli şeyler. (Mahmud Çanga, Kur’an Kelimelerinin Anahtarı, Timaş, s. 307.)
طَيِّب kelimesinin asıl anlamı, duyuların ve nefsin lezzetli bulduğu/hoşuna giden şeydir.
Şer’de/Dinî anlamda اَلطَّعَامُ الطَّيِّبُ /hoş yiyecek, caiz olan şeyden ve caiz olan yerden alınandır.
Yiyecek bu şekilde olduğu sürece, hem hazırda hem gelecekte tayyip/hoş olur ve pis/kötü olmaz. Aksi durumda ise, hazırda hoş olsa da gelecekte hoş olmaz. İnsanlardan olan طَيِّب ; cehâlet ve fıskın pisliğinden ve çirkin amellerden arınıp ilim, iman ve güzel amellerle süslenenlerdir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )
Sözlükte “hoş ve lezzetli olmak” anlamındaki tîb (tâb) kökünden türeyen tayyib duyuların ve nefsin haz aldığı, güzel, hoş ve lezzetli bulduğu şeyleri ifade eder. Buradan hareketle kelime “güzel söz, verimli temiz toprak, iffetli kadın, güvenli şehir, güzel koku, lezzetli yemek, temiz su, asil aile, meşrû kazanç” vb. anlamlarda kullanılmıştır (Lisânü’l-ʿArab, “ṭyb” md.). Karşıtı habîstir (kötü, pis, iğrenç ve zararlı şey). Tayyib kelimesi Allah’a sıfat olursa “noksanlıklardan münezzeh, ayıplardan berî”, kula sıfat olursa “kötü ahlâk ve çirkin davranışlardan arınmış, iyi davranışlarda bulunan kişi”, mala sıfat olursa “en iyi cinsten helâl mal” anlamına gelir (Tehânevî, II, 1143). Kur’ân-ı Kerîm’de elli yerde geçen tîb kökünden türevlerin kırk altısı tayyib, tayyibe ve bunların çoğulları şeklinde olup (M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “ṭyb” md.) bağlamlarına veya sıfat yapıldıkları kelimelere ya da izâfe edildikleri yan cümleciklere göre farklı anlamlarda kullanıldığı görülmektedir. Bu mânaların başlıcaları şunlardır: Kıymetli mal (en-Nisâ 4/2), verimli toprak (el-A‘râf 7/58), temiz toprak (en-Nisâ 4/43; el-Mâide 5/6), güvenli şehir (Sebe’ 34/15), helâl veya temiz lezzetli şeyler (el-Bakara 2/57, 168, 172, 267; el-Mâide 5/87, 88; el-A‘râf 7/32), şer‘î usullere göre boğazlanmış eti helâl hayvanlar (el-Mâide 5/4, 5), maddî ve mânevî imkânlar ya da zevk ve eğlenceler (el-Ahkāf 46/20), görkemli konutlar (et-Tevbe 9/72; es-Saf 61/12), yelkenli gemileri yürüten hafif rüzgâr (Yûnus 10/22), mümin veya doğru inanç ve iyi işler (Âl-i İmrân 3/179; el-Mâide 5/100), edepli ve saygılı evlât (Âl-i İmrân 3/38), güzel söz (el-Hac 22/24; Fâtır 35/10), ferahlık veren selâm (en-Nûr 24/61), huzurlu ve mutlu hayat (en-Nahl 16/97). (Adem Yerinde, “Tayyib”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 40 : 196.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
طَيِّبَاتِ | güzellikler- |
|
|
طَيِّبًا | temiz |
|
|
طَيِّبَاتِ | iyileri- |
|
|
طَيِّبَاتِ | iyileri- |
|
|
طَيِّبَةً | temiz |
|
|
الطَّيِّبِ | temiz- |
|
|
بِالطَّيِّبِ | temiz olanla |
|
|
طَابَ | helal |
|
|
طِبْنَ | bağışlarlarsa |
|
|
طَيِّبًا | temiz |
|
|
طَيِّبَاتٍ | temiz ve hoş şeyleri |
|
|
الطَّيِّبَاتُ | iyi ve temiz şeyler |
|
|
الطَّيِّبَاتُ | iyi ve temiz şeyler |
|
|
طَيِّبًا | temiz |
|
|
طَيِّبَاتِ | güzel ve temiz şeyleri |
|
|
طَيِّبًا | (ve) temiz olarak |
|
|
وَالطَّيِّبُ | temiz |
|
|
وَالطَّيِّبَاتِ | ve güzel |
|
|
الطَّيِّبُ | güzel olan |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel şeyleri |
|
|
طَيِّبَاتِ | güzel olanlar- |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel şeylerle |
|
|
الطَّيِّبِ | temizden |
|
|
طَيِّبًا | (ve) temiz olarak |
|
|
طَيِّبَةً | güzel |
|
|
طَيِّبَةٍ | tatlı |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | temiz şeylerle |
|
|
طُوبَىٰ | mutluluk |
|
|
طَيِّبَةً | güzel |
|
|
طَيِّبَةٍ | güzel |
|
|
طَيِّبِينَ | iyi insanlar olarak |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel rızıklarla |
|
|
طَيِّبَةً | hoş |
|
|
طَيِّبًا | ve hoş (olarak) |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel rızıklarla |
|
|
طَيِّبَاتِ | temizleri- |
|
|
الطَّيِّبِ | güzeline |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel şeyler- |
|
|
وَالطَّيِّبَاتُ | iyi kadınlar |
|
|
لِلطَّيِّبِينَ | iyi erkeklere |
|
|
وَالطَّيِّبُونَ | iyi erkekler |
|
|
لِلطَّيِّبَاتِ | iyi kadınlara |
|
|
طَيِّبَةً | güzel |
|
|
طَيِّبَةٌ | hoş |
|
|
الطَّيِّبُ | güzel |
|
|
طِبْتُمْ | (ne) hoşsunuz |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel rızıklarla |
|
|
الطَّيِّبَاتِ | güzel rızıklarla |
|
|
طَيِّبَاتِكُمْ | bütün güzelliklerinizi |
|
|
طَيِّبَةً | güzel |